Toronto Raptors etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Toronto Raptors etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Ocak 2010 Cuma

Hedo'nun Ağzından ''Ball'' Damladı



Hedo geçen gece Madison Square Garden'da çılgın attı resmen. 26 sayı, 11 rebound ile bitirdi maçı. Chris Bosh'un 27 sayısıyla beraber yıktılar New York'u. Buraya kadar her şey normal. Ama Hedo maç sonunda öyle bir röportaj verdi ki izleyenler ne oldukarını şaşırdılar. Yukarıdaki video da da izlediniz zaten, 28. saniyeden itibaren şöyle bir diyalog geçiyor Hedo ile sunucu arasında;

-What was different for you tonight in terms of just setting the tone with your game in this game?
-Ball.................(sessizlik)
-The ball in your hands and you did a lot with it?
-I have got nothing else to say.
-You've got the the ball in your hands and you made it place?
-Yes sir!
-Thank you.
-Thank you!
-Alright Hedo Turkoglu.

Gelelim işin ilginç yanına. Amerika'da ''ball'' kelimesini aynı bu röportajda Hedo'nun kullandığı gibi tek başına kullanırsak ''ball'' bildiğimiz ''taşak'' anlamına geliyor. Şimdi burda Hedo ya durumun farkında, coach Triano'ya ve özellikle guard Calderon'a ayarın kralını veriyor (iki alttaki postta Calderon ve Hedo konusuyla ilgili bir şeyler yazmıştım.). Ya da Hedo'nun argodaki bu ''ball/taşak'' uyumundan haberi yok ve sadece gayet masumane bir biçimde ''Top daha fazla bende kalırsa, daha çok pas alırsam neler yapabileceğimi gördünüz.'' tarzında bir şeyler demeye çalışıyor. Tabii ki röportajı yapan abimiz ilk saniyelerde inanılmaz dumur oluyor ve hemen Hedo'nun cümlesini basketbol diline göre düzenleyip Hedo'ya geri gönderiyor. Hedo'dan da ''Yes sir!!'' cevabı geliyor. Ama o ''ball'' kelimesinden sonraki sessizlik yok mu ? İnanılmaz komik gerçekten. Bu arada bu röportaj çoktan kült statüsüne yükseldi Raptors taraftarları arasında ve NBA forumlarında. Hedo'nun ayar mı verdiğini yoksa baya komik bir gaf mı yaptığını hiç öğrenemeyeceğiz galiba.

24 Ocak 2010 Pazar

Calderon ya da Hedo


Sports Illustrated dergisinden Mark Montieth, bu sezonun şu ana kadar en büyük hayal kırıklığı yaratan oyuncularından oluşan 2 takımlık bir liste çıkarmış. Listede hem Hedo hem de Mehmet Okur var. Bu iki temsilcimiz için şu ana kadar kabus gibi sezon gerçekten de. Hadi Mehmet'in Utah'da kredisi var diyelim ama Hedo'nun kendisini taraftara sevdirebilmesi için acilen toparlanması lazım. Bu iş Hedo'nun kendisinde de bitmiyor ne yazık ki. Jay Triano, Hedo'dan daha fazla yararlanmak istiyorsa Calderon'u ya top dağıtımı konusunda Hedo ile yardımlaşması gerektiği yönünde uyarmalı ya da süresini kısıtlaması lazım ki Calderon gibi çakal bir oyuncunun her iki ihtimale de izin vereceğini hiç sanmıyorum. Şu anda Toronto'da patron Calderon ve uzun bir süre de bu değişmeyecek. Bu değişmedikçe de Hedo beklentileri karşılayamamaya ( yazması ne zor kelimeymiş ''karşılayamamaya..'') devam edecek. Sezon başında Hedo ile takas olup Orlando'ya geçen Vince Carter'ın da listede olması da bir başka ilginç anektod. Bugün iki takıma da sorulsa, herhalde Orlando Hedo'yu, Toronto da Carter'ı geri almak isterlerdi. Listenin bir başka ismi Dwight Howard'ın da bu düşüşünün sebeplerinden bir tanesi Hedo gibi oynatan bir oyuncunun yerine şu anda Carter gibi sadece kendi istatistiklerine oynayan bir oyuncunun Orlando'da olması. Bütün New Jersey Nets'i temsilen sadece Devin Harris seçilmiş galiba çünkü bu listeye girmek için birbirleriyle yarışıyor Netsli oyuncular bu sene. Hala 3 galibiyetleri var. Yazının tamamı alttaki linkte.

NBA's All-Disappointment teams

5 Ocak 2010 Salı

Roko Ukic


Beklenen mutlu son gerçekleşti. Milwaukee Bucks, Roko Ukic'i serbest bıraktığını açıkladığı anda Fenerbahçe resmi sitesinden Ukic ile anlaştığımız haberi duyuruldu. Deplasmandaki Cibona mağlubiyetinden sonra belirtmiştim 1 numarayı Damir Mrsic'e emanet ederek devam etmenin göz göre göre intihar olduğunu. Çok şükür yönetim de gördü bunu ve direk NBA'den, Avrupa'nın en yetenekli guardlarından birisi olan Ukic getirtildi. Çok ilginç gerçekten, şöyleki biz Willie Solomon'ı aldığımızda Kral Solomon'ın Toronto Raptors'dan ayrılma sebeplerinden bir tanesi (belkide en büyüğü) Roko Ukic'in, Solomon'ı rotasyonda kesmesiydi. Raptors'da istediği süreyi alamayan Solomon da İstanbul'un yolunu tutmuştu. Sonra Tanjevic ile bitmeyen kavgalar, King Solomon'ın malum ayrılığı ve şimdi Roko Ukic transferi. Peki ne beklemeliyiz Ukic'ten ? Öncelikle kesinlikle Solomon kadar sağlam bir şutör değil. Ama Solomon'dan bir kaç kat daha üstün oyun kurma yeteneğine sahip. İlk etapta taraftarla kaynaşması Solomon kadar kolay olamayabilir çünkü tam sahayı geçip topu kimseye vermeden pata küte üçlük sokamayacaktır muhtemelen. Arkadaşlarına yaratacağı fırsatlar yani asist konusunda Solomon'dan her türlü daha üstün Ukic. Savunmaya gelirsek, iyi günündeki ve mental olarak maça konsantre bir Solomon'dan daha iyi savunmacı guard bulmak bence çok zor ve Ukic'in de Solomon'dan daha iyi bir savunmacı olduğunu düşünmüyorum. Gerçi Solomon savunmada o kadar yetenekliydi yetenekli olmasına ama, özellikle son senesinde mental olarak neredeyse hiç bir maça hazır çıkmadı Tanjevic muhabbeti yüzünden.  Neyse sonuç olarak bu mevsimde yapılabilecek en iyi hamlelerden birisini yaptık. Ukic'in basketbolu inanılmaz iyi bildiği ve fiziksel ve mental olarak hazır olduğu zaman çok üst düzey bir oyun kurucu olduğu açık. TBL'de final zaten kesin de, inşallah bu hamleyle Top 8 görürüz Euroleague'de.